Önlüğü ütülendi, çantası hazırlandı, kalemlerin ucu açıldı. Her şey tamam gibi görünüyor ama içinizde tarif etmesi zor bir his var, değil mi? Bir yanınız gururla dolu, bir yanınız ise "Acaba hazır mı? Ya ben hazır mıyım?" diye soruyor.
Öncelikle şunu bilin: Bu duyguyu yaşayan tek veli siz değilsiniz. Her yıl eylül ayında binlerce anne baba, okul kapısında aynı buruk heyecanla bekliyor. Çocuğunuz ilkokula başlarken sizin de yeni bir döneme başladığınızı unutmayın. Bu yazıda, velilerin en sık dile getirdiği endişeleri tek tek ele alıyor ve size şunu hatırlatmak istiyoruz: Her şey yoluna girecek.
"Benden ayrılamıyor, okulda ağlarsa ne yaparım?"
İlk günlerde gözyaşı olabilir. Hem çocuğunuzun hem sizin gözlerinizde. Bu son derece doğal; ayrılık kaygısı, güvenli bir bağın işaretidir. Çocuğunuz size bu kadar bağlıysa, bu onu iyi büyüttüğünüzü gösterir.
Burada en önemli nokta, vedalaşmayı kısa ve güven verici tutmak. Uzun uzun sarılıp kapıda beklemek, çocuğa "endişelenecek bir şey var" mesajı verir. Onun yerine gülümseyerek, "Okul bitince burada olacağım, sana güveniyorum" deyip ayrılmak, çocuğunuza "burası güvenli bir yer" duygusunu geçirir. Çoğu çocuk, siz köşeyi döndükten birkaç dakika sonra oyuna karışır; inanın, en uzun süre üzülen taraf genelde veliler olur.
"Ya arkadaş edinemezse?"
Yetişkin gözüyle bakınca sosyalleşmek karmaşık görünür ama çocukların dünyasında arkadaşlık çok daha basit kurallarla işler: Bir silgi ödünç vermek, teneffüste aynı oyunu oynamak, sırada yan yana oturmak... Dostluklar böyle küçük anlarla başlar.
Bazı çocuklar ilk günden herkesle kaynaşır, bazıları önce izler, sonra yaklaşır. İkisi de sağlıklıdır. Çocuğunuzu "Hadi git, konuş, arkadaş edin" diye zorlamak yerine, akşamları "Bugün en çok kiminle güldün?" gibi keyifli sorularla sohbet etmek, onun sosyal dünyasını sizinle paylaşmasını kolaylaştırır.
"Derslerde geri kalır mı? Okumayı sökemezse?"
Belki de en yaygın endişe bu. Komşunun çocuğu okula başlamadan okumayı söktü, sizinki henüz harfleri tanımıyor olabilir. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyelim: Her çocuğun öğrenme hızı farklıdır ve ilkokul birinci sınıf tam da bunun için vardır. Okula "her şeyi bilerek" başlamak gerekmez; okul, öğrenmeyi öğrenmek için gidilen yerdir.
Çocuklar arasındaki kıyaslama, hem çocuğun özgüvenini hem de sizin huzurunuzu zedeleyen en büyük tuzaktır. Çocuğunuzu başkasının çocuğuyla değil, dünkü hâliyle kıyaslayın. Geçen hafta tutamadığı kalemi bu hafta tutuyorsa, işte gerçek başarı budur.
"Yemeğini yiyebilecek mi, tuvaletini söyleyebilecek mi?"
Öz bakım becerileri velilerin içini en çok kemiren konulardan biri. Evde her şeyine koştuğunuz çocuğunuzun okulda tek başına kalacak olması gözünüzde büyüyebilir. Ama çocuklar, biz onlara alan açtığımızda şaşırtıcı bir hızla büyürler. Okul öncesindeki bu son günlerde beslenme çantasını kendisinin açıp kapamasına, kıyafetini kendisinin giymesine izin verin. Küçük denemeler, büyük özgüven getirir.
Öğretmenler de bu yaş grubunu çok iyi tanır; birinci sınıf öğretmeni sadece harfleri öğreten değil, çocuğunuza okulda ikinci bir güvenli liman olan kişidir.
"Ben bu duyguyla nasıl baş edeceğim?"
Gelelim pek konuşulmayan konuya: sizin duygularınıza. Çocuğunuzun okula başlaması, sizin için de bir vedadır aslında; bebeklik dönemine, hep yanınızda olduğu günlere bir veda. İçinizin burkulması çok insani. Kendinize de şefkat gösterin.
Ama unutmayın, çocuklar duygularımızı radar gibi okur. Siz kaygılıysanız, o da kaygılanır. Siz "Okul çok güzel bir yer, seninle gurur duyuyorum" duygusunu içtenlikle taşırsanız, çocuğunuz okula sizin gözünüzdeki o ışıkla bakar. Ona verebileceğiniz en güzel okul hediyesi, yeni defterler değil; "Sana güveniyorum, yanındayım" cümlesidir.
Son Söz: Bu Bir Veda Değil, Bir Başlangıç
"Eyvah, çocuğum okula başlıyor" diye başlayan bu yolculuk, birkaç hafta içinde "İyi ki başladı" cümlesine dönüşecek. Okul kapısında el sallarken içiniz burkulacak belki ama o kapıdan her gün biraz daha büyümüş, biraz daha özgüvenli, size anlatacak yepyeni hikâyeleri olan bir çocuk çıkacak.
Sabırlı olun, kıyaslamayın, dinleyin ve güvenin. Gerisini çocuğunuzun o küçücük ama kocaman yüreği halledecek.
<strong>Radikal Çocuk Etüt Merkezi olarak bu yolculukta yanınızdayız.</strong> Okula uyum sürecinden ödev alışkanlığı kazanmaya kadar her adımda, çocuğunuzun kendi hızında ve güvenle büyümesi için uzman kadromuzla destek oluyoruz. Sorularınız için bize her zaman ulaşabilirsiniz.